bu akşam yan gelip yattım. çok güzel bişeymiş. ne zamandır harala gürele yaşarken kendime vakit ayırmıyordum. 28 Şubat 2011 Pazartesi
bu akşam yan gelip yattım. çok güzel bişeymiş. ne zamandır harala gürele yaşarken kendime vakit ayırmıyordum. 27 Şubat 2011 Pazar
sabahın kör ayazında evden dışları bir adım attım ve bir kaç saniye durdum. bir an gitmemeyi düşündüm. çevremde 360 derecelik bir açıyla döndüm. sonra vazgeçtim arabaya koştum. bir motor niye bu kadar geç ısınır yarabbi : )) dondum dondum... nasıl bir soğuk vardı bu gün öyle. ama herşeye rağmen fotografçı üşümez, fotografçı acıkmaz, fotografçı uyumaz, fotografçı da insan mı! yürü ben koçum kim tutar seni!!!! 26 Şubat 2011 Cumartesi
kafam karışık. ama içim aydınlık. bu med cezirler giderken kalbimin kıyılarındaki son kalan çakıl taşlarını bir alıp götürüyor sonra gelirken daha büyüklerini tekrar aynı yerlerine koyuyor. bir temizleniyor ruhum bir yeniden düşüyor o kuyuya. güneş bir doğuyor sonra yine bulutlara gizleniyor.25 Şubat 2011 Cuma
bazı insanlar ne kadar hassas ve kibar olabiliyor. çok sevdiğim bir yazar-ismini vermicem çünkü kendisine sormadan bunu yazmak istemem- bu gün bana facebooktan mesaj atmış. bloğumda kendisinden bahsettiğim için. ne kadar mutlu oldum bilemezsiniz. 24 Şubat 2011 Perşembe
'' seni ararken23 Şubat 2011 Çarşamba
uzun zamandır üzerimde bir atalet vardı. moral bozuklukları üst üste geldi. yurtdışına gittim evimi sevdiklerimi çok özledim. teyzem hastanede hala. üzerine dayım rahatsızlandı. üzerine annem rahatsızlandı. üzerine ben hayalkırıklıkları yaşadım. 22 Şubat 2011 Salı

bayıldınız mı hiç.. bayılanlar o duyguyu, o arada kalış duygusunu çok iyi bilirler. bir kabusun içindeymiş gibi. uyanmaya çalışırsın ama bir türlü uyanamazsın. ne ölürsün ne hayata dönersin. sanki bir denizin derinliklerinde boğulur gibi. bir uğultu duyarsın. gözlerini açamazsın, konuşamazsın nasıl nefes alırsın ona şaşarsın. dönmek için çabalarsın ama bir süre lazımdır.
yaşamın bazı dönemleri de böyledir. ne ölürsün ne de yaşama geri dönebilirsin. arada kalmışlık hali… işte, baygınken işe yaramaz ama hayatta işe yarayan bir tek şey vardır. o da bir tokat. bazen bir tokatla kendine gelirsin. işte o tokat seni ondan öyle bir koparır ki bir pamuk ipliğinin kopması gibi, kangren bir bacağın kesilmesi gibi, son nefesini vermek gibi. çöküş içinde olduğunu bilir ama belli etmediğini sanırsın. o ise seninle dalgasını geçer. atar tokadını gider. işte bu seni kendine getirir. ayılırsın…
iyiyim ben artık!
20 Şubat 2011 Pazar
cuma, cumartesi, pazar çok çalıştım. 19 Şubat 2011 Cumartesi

malesef 40d+17-40mm olunca açılara sığamaz oldum : ( tüm grubu alamadım kadraja. böyle parça parça oldu ama ne yapalım...
redd'in sahne almasını beklerken kendi kendimize eğlendik şerifeyle : )) barın tezgahı çok güzel yansıyordu : ))
kendi kendimize çekmeye çalıştığımızı gören barmen verin ben sizi çekiim dedi... allah razı olsun :D18 Şubat 2011 Cuma
16 Şubat 2011 Çarşamba
birden bire kalakaldım. nefesim kesildi. yığılıverdim, sonbaharda kopmuş bir yaprak gibi süzüldüm yere. oysa yaşayacak çok şeyim vardı seninle. 15 Şubat 2011 Salı

Tam burada, tam da fotografın ortasında kalbim…
Bir masal var aklımda, kalbimden geçen. Anlatılmayan, anlatılamayan. Bir senin bildiğin. Bir de benim hasretim. Belki otuz saniye süren belki bir ömür varolan bir masal bu hissettiğim.
Bir yer var biliyorum, masalın masal olduğu, masal gibi hissettiğim bir yer. Kaçıp kaçıp gizlendiğim, uzun uzun kadere ağladığım ve kabullenebilmek için Allaha sığındığım bir yer. Sonra birden çıkageldiğin, koşa koşa hayatıma sarıldığın bir yer. Kayalıklardan düşecekken ellerimden tuttuğun o yer.
Herkesin bilebileceği ama bir o kadar da kimsenin bilemeyeceği bu masalın mekanı kalbim. Tam burada, tam da fotografın ortasında kalbim…
13 Şubat 2011 Pazar
ben yokken oğlum bir hafta yalnız kaldı. döndüğümde nasıl bir anlatıştır, muhabbettir göreceksiniz. peşimi bırakmıyor. zaten gölgem gibiydi evin içinde. ben giderim o gider bacaamın yanında tintin eder dendiğinde hemen ıce diyorum:)12 Şubat 2011 Cumartesi
bu gece bu güzel filme gittim.
film, gerçek hayattan esinlenerek yapılmış. o hayatlardan biri de yine arkadaşım mehmet turgut'un hayatı. filmi anlatmiim.. gidin seyredin bence...11 Şubat 2011 Cuma
kosova ve makedonya gümrüklerinde, gümrük polisi otobüsümüzün, içine girip pasaportlarımızı toplarken yunanistan gümrüğünde biz otobüsten inip aşağıda duran polise pasaportlarımızı tek tek verip bir süre dışarda beklemek zorunda kaldık.(yorumsuz)10 Şubat 2011 Perşembe
(foto: makedonya-ohrid)09 Şubat 2011 Çarşamba
makedonya ohridten kosova prizrene...08 Şubat 2011 Salı
bu günkü rotamız tetova idi. burada gördüğüm iki şeyden çok etkilendim. biri alaca camii. içi ve dışı o kadar güzel işlenmişti ki, rengarenkti.
ikincisiyse beş yıl öncesine kadar meyhane olarak kullanılan şimdilerde sanat galerisi olan hamamdı.
tetovada da yine uludağ üniversitesinde yüksek lisans yapan beratla tanıştık. sayesesinde burda da makeatoya devam ettik : )) bursada siesta güzel yapıyormuş makeatoyu, öğrendik :)07 Şubat 2011 Pazartesi
üsküpten herkese merhaba,
iki farklı üsküp gördüm bu gün. biri türklerin ve arnavutların çoğunlukta olduğu ve bursanın bakırcılar çarşısına benzeyen tarafı.
diğeri makedonların çoğunlukta olduğu , modern alışveriş merkezlerinin bulunduğu, görkemli binaların dikildiği, istanbulun istiklal caddesini andıran sokakların benzeri tarafı.

























